Çamaşır
Çoğunluğunu lazlarğn teşkil ettigi komando bölüğü 10 gündür ormanda, çamurda, aç susuz pislik içinde eğitim yapmaktadır. 11. gün komutan, çavuş Dursun`u çağırır:
– Çavus, 10 gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi, biz de onları ödüllendirelim, bugün çamaşır değiştirebilirler artık.
Dursun:
– Başüstüne Komitanum.
Dursun çavuş bir heves koşarak bölüğü toplar:
– Sizlere çok sevineceğunuz bir haber cetirdum..Komitan izin verdi bugün erat çamaşir degistirecek, sıraya geçin değiştirun. Temel sen İdrisle. İsmail sen Kemalla. Sadik sen Cemalla…
Bir gün Gazneli Mahmut sırtında diken taşıyan zayıf mı zayıf bir ihtiyar gördü. Haline acıyıp “İhtiyar! Şu sıkıntıdan kurtulmak için iki üç altın mı istersin, bir eşek mi ? İki üç koyun mu, bir bağ mı? Dile benden.” dedi.
Delinin biri kuyuya bir taş atmış yüz akıllı çıkarmaya çalışmış ama çıkaramamış. Sonunda delinin biri dayanamamış diğer deliye bu akıllıların ne yaptığını sormuş. Deli de şunu demiş:
Sınıf olarak çiftliğe gitmişlerdi.
Nasrettin Hoca, kasabadan Kur’an-ı kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.
Bir gün Temel’in babası askerdeki Temel’e mektup yazar. Hal hatır sorar , köydekilerin selamını iletir en sonunda da bir not düşer.