Bir Mont, Bir De Kot
Kasabamızda kış bitimi gençler dışarıya çalışmaya giderler. Süleyman Eryılmaz’ın çocukları –iki oğlu- da çalışmaya gider. Sonbahar geldiğinde geri gelirler. Komşular: -Nasıl senin oğlanlar bir şeyler getirdi mi? İşleri iyi miymiş? Gibi göz aydın ederler. Süleyman Eryılmaz, yaz boyunca işlerin de kendine kalması oğullarının da tatmin edici bir şeyler getirmemesi üzerine: – Ne olacak gurbete giden bi mot, bi got getiriyor.
Günün birinde Hoca bir köye gitmiş. Akşam olmuş. Hoca’yı köy odasına almışlar. Hiç kimse de bir ikramda bulunmamış. Hoca iyice acıkmış. Karnı açlıktan zil çalmaktaymış.
Naziler üç kişi; İngiliz, Fransız ve Laz’ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezasına çarptırmışlar. Ve askerler soruyor:
Annesi Ayşe’ye sordu: