Blog

  • Bisküvi Fıkrası

    Bisküvi

    Asker fıkralarıAcemi er, levazım başçavuşuna yakınır :
    -Başçavuşum, bize yemekte ördek böreği verdiler.Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu.
    -O halde? diye yanıtlar başçavuş.Sen hiç asker bisküvisi yedin mi?
    -Şey…yani evet, başçavuşum.
    -İçinden hiç asker çıktı mı?

  • Kuzu Çevirme

    Kuzu Çevirme

    Erzurum fıkralarıErzuruma vali gelmiş. Vatandaşlar valinin şanına yakışır bir karşılama yapmışlar. Menüde de kuzu çevirme de var. Tabi vali koca kuzuyu önünde görünce girişmiş. İki üç el aldıktan sonra doydum diyerek geri çekilmiş. Bunu gören ileri gelenlerden Cemil dayı valiye iltifat için;
    -Ye ye vali bey zaten itlere atacayuğ.

  • Kedi Nereden Bilsin

    Kedi Nereden Bilsin

    Deli fıkralarıAdamın biri kendini fare zannettigi için akıl hastenesine düşmüş. Tedavisi bittikten sonra doktor sormuş. Şimdi sen bir fare misin yoksa insan mı?
    – Deli : Fare olur mu doktor bey ben bir insanım.
    – Doktor : O zaman artık gidebilirsin iyileştin artık demiş. Deli kapıdan çıkmış ve imdaaaaaat diye bağırarak tekrar içeri girmiş doktor ne oldu demiş…
    – Deli : Bir kedi gördüm de ondan korktum demiş.
    – Doktor : Sen hani artık kendini bir fare zannetmiyordun demiş.
    – Deli : Ben fare olmadığımı biliyorum da kedi nerden bilsin demiş…

  • Pazarlık

    Pazarlık

    Okul fıkralarıKüçük Kayseriliye hocası sormuş :
    – Altı kere altı?
    – Otuz dokuz.
    – Otur, sıfır.
    Arkadaşı sorar :
    – Bildiğin halde neden otuz dokuz dedin?
    – Pazarlık edecektim, anlamadı…

  • Hanımından korkmayan ayağa kalksın

    Hanımından korkmayan ayağa kalksın

    Nasreddin Hoca fıkralarıNasreddin Hoca bir vaazında annelerin evlatları ve kadınların kocaları üzerindeki haklarından bahsediyordu…

    – “Ey cemaat, içinizde karısından korkmayanlar ayağa kalksın” demiş. Herkes ayağa kalkmış. Hoca şaşkın şaşkın bakınırken, cemaatten biri:

    – “Hoca efendi, yalnız sen ayağa kalkmadın. Demek, karısından korkan bir tek sensin!” demiş.

    -“Çok haklısın”, demiş Hoca. “Allah, saliha kadınların kocalarına öyle mesuliyetler yüklemiş ki, o sorumluluklarım aklıma gelince yerimden kımıldayamadım!”

  • Oruç Bozma Sebebi

    Oruç Bozma Sebebi

    Karadeniz fıkralarıAylardan Temmuz. Günler oldukça sıcak ve uzun, Ramazan ayındayız. Sabah erkenden başlayıp, gün boyu tırpanla ot biçmiş Karadenizli. Hararetten, dili bir karış dışarıda varmış evine. Kafaya takmış, orucu bozacak ama arkadaşı bırakmıyor;
    -Orucunu bozma, aha şunun şurasında akşama ne kaldı ki?

    Bir oyuna getirip bozmuş orucunu. Arkadaşı;
    – Ne yaptın? Nasıl bozdun orucu? Deyince cevap verir Karadenizli;
    – Baktum ki, orucu bozmazsam susuzluktan öleceğum. Ölürsem bir daha Allah için oruç tutamayacağum. Dedum, ey Rabbum, yaşayup senin için oruç tutayım diye orucumu kestum.

  • Minik Köpek

    Minik Köpek

    Genel fıkralarıAdamın birisi Afrika’da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış.
    Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. “Şimdi başım dertte” diye düşünmüş minik köpek.
    Etrafına bakmiş yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye baslamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş;
    “Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?”
    Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanmış.
    “Tam zamanında kurtardım, yoksa bu köpeğe yem olacaktım”diye düşünmüş.
    Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düsünmüş. Leoparın yanına giderek neler oldugunu anlatmiş. Leopar çok sinirlenmiş ve maymuna:
    “Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım”demiş.
    Ancak minik köpek neler oldugunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş. “Simdi ne yapacağım” diye düşünürken, kaçmaya tesebbüş etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken, yine kendi kendine konuşmuş;
    “Bu aptal maymun nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok!”