Senin Yaşındayken
Baba çocuğuna:
-Oğlum Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi, demiş.
Çocuk babasına:
-Senin yaşındayken de cumhurbaşkanıydı baba…
Baba çocuğuna:
-Oğlum Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi, demiş.
Çocuk babasına:
-Senin yaşındayken de cumhurbaşkanıydı baba…
Temel’in askerde çavuşu ile başı derttedir. Çavuşu sürekli emirler verir hiç de yaptığı işi beğenmez. Sürekli Temel’i azarlar durur. Bir gün Temeli nizamiye kapısına gönderir:
-Bugün bölük komutanı gelecek gelince mutlaka haberim olsun! der.
Temel gider, bir makam aracı gelir. Araca yaklaşınca komutan camı indirir. Temel sorar:
-Sen komitan misun?
-Evet!
-Vallahi ayvayi yedun, haçan çavuş seni bekliyi.
Kayserili iki kardeş o yaz haki renginin moda dünyasını kasıp kavuracağı haberini alırlar. Bunun üzerine piyasada ne kadar haki renk kumaş varsa hepsini satın alırlar..
Sezon geldiğinde, satış yapmayı beklerlerken bir parça bile kumaş satamazlar.. Batmak üzereler…
Bu sırada bölgedeki askeriye için bir komutan üniforma diktirmek ister bunun içinde haki renk kumaş gerekir, anlaşırlar… Komutan derki:
– “Yarın size saat 12:30’a kadar telgraf çekmezsem siparişimi vereceğim.”
Saat 12:29’da kardeşlere bir telgraf gelir… Bunun üzerine diğer kardeş zarfı telaşla açar ve sevinçle haykırır;
– “Müjde kardeşim babamız ölmüş!”
İran hükümdarı Enûşirvan’ın veziri Bozorcmihr her sabah erkenden sultanın huzuruna gider ve ona erken kalkanın mutlu olacağını söyler, sultan da bunu bir sitem olarak değerlendirirdi.
Bir gün Enûşirvan hizmetkarları çağırarak ertesi sabah erkenden kılık değiştirdikten sonra Bozorcmihr’e saldırmalarını, ona zarar vermeden elbiselerini üstünden almalarını emretti. Hizmetkarlar ertesi sabah sultanın emrini yerine getirdiler.
Üstünde giyecek bir şey kalmayan Bozorcmihr giyinmek için evine gitti.Bu yüzden de huzura geç çıktı. Sultan gecikmesinin sebebini sorunca Bozorcmihr “Hırsızlar yolumu kesip giysilerimi çaldılar. Eve gidip giyindiğim için geç kaldım” cevabını verdi.
Enûşirvan “Bana hep erken kalk diye nasihat eder misin? Bu bela da erken kalkmak yüzünden geldi başına!” deyince Bozorcmihr lafını esirgemedi:
– Bu kez erken kalkan hırsızlardı. Mutluluk onların da hakkı!
Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
– Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
– Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
– Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
– Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde…
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
– Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum.
Birinci sınıfa başlayan çocuklara öğretmen, babalarının mesleklerini soruyordu :
-Söyle bakalım Tuna, baban ne iş yapıyor? Tuna :
-Otobüsleri kaldırıyor efendim, dedi. Bir sıra önde oturan bir çocuk yanındaki arkadaşına yavaşça sordu:
-Pekiyi anlayamadım, neymiş babası? Arkadaşı büyük bir saflıkla cevap verdi:
-Vinç miş, vinç!
Adamın birini gece vakti çevirir trafik polisi ceza yazacak ya sorar;
– Beyefendi ruhsat lütfen!
– Buyrun Memur Bey.
– Alkol?!
– Yok Memur Bey.
– Kemer takılımıydı?!
– Evet Memur Bey.
– İlk yardım çantanız?!
– Tastamam yerinde Memur Bey.
Bakmış olacağı yok memur;
– Mezdeke kasetin var mı?!
– Var Memur Bey.
– Koy kaseti!
– Tamam Memur Bey.
– 3. Parçayı çal!!
– Tamamdır memur bey??…
– Şimdi ben oynuyorum sen Para yapıştırıyorsun!!!