Sergen’le At Yarışı
Gökhan Keskin Sergen ile olan fıkra gibi anısını aktarıyor:
-Sergen, Beşiktaş’a geldiğinde yanıma verdiler. Daha 17 yaşındaydı. “Al bu çocuğu göz kulak ol, at yarışı oynuyormuş” dediler. Aradan iki hafta geçti. Bir baktım, ben, Metin ve Sergen beraber at yarışı kuponu yapıyoruz.”
Bir gün havacilarin karacilarin ve denizcilerin en yüksek
Tren bir istasyonda durmuştu. Yolcunun biri fırsattan istifade bir şeyler satın almak için vagondan indi. Bu arada vagonu şaşırmamak için vagonun numarası olan 1492’yi ezberledi ve “Amerika’nın keşfi de bu tarihteydi”dedi kendi kendine.
İki arkadaş atlar üzerine konuşuyorlardı. Atlardan anlayan biri:
gözleri görmeyen, bekar ve fakir kayseri’liye bir cin çıkagelmiş.
Hoca, Sivrihisar’da hatip iken, Hakim ile kavga eder. Henüz olayın üstünden fazla zaman geçmemişken hakim döşeğinde ölümle
Bir gün 70 yaşlarındaki Karadenizli bir dede yoldan geçen genci yanına çağırıp.