Mağaza
Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç bes kuruş da biriktirebiliyordu.
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldi, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha… Rekabet başladı, işleri
kötüye gitti.
Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :
Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.
Solundaki, en büyük tuhafiye magazası, yazılı bir bez asmıştı.
Bizimki,
ikisinin ortasina şu yazıyı koydurdu :
Magazaya buradan girilir.
Hava çok karlı olduğundan radyodan her gün yayın yapılıyormuş.
– Matematikten sözlüye kalktın mı?
Nasreddin Hoca bir gün eşeğini koştururken düşer.
Karadeniz’de bir köyden geçen bir yabancı arabasıyla bir tavuk ezer. Kaçacaktır ama korkar. Dönüşte gene aynı köyden geçecektir. En iyisi sahibini bulup parasını vermek. Muhtarı bulur durumu anlatır. Tavuğu verir. Ancak tavuk dümdüz olmuştur. Muhtar köylüleri tek tek çagırır. Tavuğu gösterir. Hiç kimse tavuğa sahip çıkmaz. Muhtar sonucu yabancıya açıklar:
Nüktedan biri bir bedeviyle yolculuk ediyordu. Yolda bedeviye sordu: