Hepsi Şeker
Tortumlu “Şeker” adında hiç görmediği bir kızla nişanlanır. Nişanlısını ilk defa görmek için nişanlısının evine gider. Kapıda alımlı, güzel baldızı karşılar. Ama bizim Tortumlu baldızını nişanlısı sanır kızı herkesin yanında uzun, uzun süzer, gözüyle yer. Bunu gören kızın babası:
– “Enişte Şeker bu” diye nişanlısını gösterir.
Ama Tortumlu gözünü baldızından ayıramaz;
– ” He baba he! Bunların hepsi şeker!” der.
Delinin biri Doktora gider. Doktor adamı tepeden tırnağa kontrol ettikten sonra teşhisini bir bir sıralar:
Kayserili Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç bes kuruş da biriktirebiliyordu.
Hava çok karlı olduğundan radyodan her gün yayın yapılıyormuş.
– Matematikten sözlüye kalktın mı?
Nasreddin Hoca bir gün eşeğini koştururken düşer.
Karadeniz’de bir köyden geçen bir yabancı arabasıyla bir tavuk ezer. Kaçacaktır ama korkar. Dönüşte gene aynı köyden geçecektir. En iyisi sahibini bulup parasını vermek. Muhtarı bulur durumu anlatır. Tavuğu verir. Ancak tavuk dümdüz olmuştur. Muhtar köylüleri tek tek çagırır. Tavuğu gösterir. Hiç kimse tavuğa sahip çıkmaz. Muhtar sonucu yabancıya açıklar: