Seninle Boğulacağım
Nüktedan biri bir bedeviyle yolculuk ediyordu. Yolda bedeviye sordu:
– Adın ne?
– Matar, yani yağmur.
– Künyen nedir?
– Ebul-gays, yani yağmurun babası.
– Babanın adı ne?
– Ebul-feyz yani akarsuyun babası.
– Annenin adı ne peki?
– Sihâb yani bulut.
– Onun künyesi ne?
– Ummul-bahr yani denizin anası.
– Allah aşkına bekle bi dakka, bir yerlerden kayık bulayım. Yoksa seninle giderken boğulacağım!
İskoçya’da iki avcı ava çıkarlar. Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar. Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakar ki arkadaşı nefes almıyor,gözlerin deki ferin de kaybolduğunu fark eder ve hemen acil sevisi arar.
Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
İstanbul’a giden bir Kayserili ne satıldığını anlayamadığı bir dükkana, dikkati çeker bir şekilde bakmaya başlar. Kuşkulanan dükkan sahibi: -Ne bakıyorsun aptal aptal, diye sorar.
Çocuğun biri br gün annesinin yanına gitmiş ve: