Archive for Fıkralar

Süs Eşyası

Süs Eşyası

Kayserili fıkralarıBir yabancı elçiyi padişah kabul edecekti. Bu elçi, ülkesinin çok varlıklı olduğunu göstermek İçin, .ne kadar altın, inci, elmas gibi süs eşyası varsa, bunları üstüne başına takıp takıştırıp huzura çıkmak istedi. Saray görevlileri bu adamın yaptığı garipliğin önüne geçmek istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hemen akıllarına İncili çavuş geldi : -Aman çavuş, şu adamı sen yola getirirsin Ne yapacaksan yap şu haline engel ol . İncili, ”Çaresini buluruz” dedi. Bir süre düşündü. Sonra atın- inci karışımı sedef kakmalı bir çift takunyayı onun gireceği tuvalete koydu. Adam tuvalete girip bunları görünce şaşırdı. Çıkınca İncili Çavuş ‘a sormadan edemedi: -Altın, inci, sedef kakmalı nalın tuvalete konulur mu? Yazık değil mi?” İncili, taşı gediğine koyacağı zamanı bulmuştu. Hemen cevabını yapıştırdı : – Bizim padişahımız böyle süs eşyasına değer vermez.Elçi, verilen cevabı duyunca, üzerine bakındı, sonra sessizce bunları çıkarıp, huzura girdi…

Daha Acemiyim

Daha Acemiyim

Temel fıkralarıTemel Almanya’ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer.
– Adam: “Ben 96 olimpiyatları dünya şampiyonu Almanya’dan Hans” der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider.
-H ans: “Ben 2000 dünya tükürük şampiyonu hans”der. Temel artık dayanamaz ve Hans’ın suratının ortasına tükürür.
-Temel: “Daha acemiyim.” der.

Niçin Geç Kalıyormuş?

Niçin Geç Kalıyormuş?

Okul fıkralarıÖğretmen, Ömer`i azarladı:
– Bu böyle devam etmez.
Her gün okula yarım saat geç geliyorsun.
Gerçekten ne istediğini anlayabilmiş değilim.
– Öğretmenim, dedi Ömer, geçen hafta bana gazetemi evde okumam gerektiğini siz söylemediniz mi?

Kör Döğüşü

Kör Döğüşü

Nasreddin Hoca fıkralarıNasrettin Hoca, gençliğinde dilenen bazı insanlar görür. Epey bir zaman adamları inceler. Dilenciler kör oldukları için çevredeki insanlar onlara pek çok yardım verirler. Fakat dilenciler bir türlü doymak bilmezler. Hoca, dilencilerin yanlarına yaklaşır. Cebinden para kesesini çıkartıp şakırdatır. Sonra dilencilere: “Alın bu paraları da aranızda bölüşün” diyerek yanlarından uzaklaşır. Adamları tekrar gözlemeye başlar. Kör dilenciler, para kesesinin içlerinden birine verildiğini sanarak parayı kapmak için birbirlerine girerler: “Kese sende!”, “Bende yok sende! Çabuk benim payımı verin, yoksa ben size yapacağımı bilirim!” gibi sözlerle açgözlü dilenciler, birbirlerine vurmaya, küfretmeye başlarlar ama keseyi de bir türlü ele geçiremezler. Hoca bunları gözlerken: “Hey gidi açgözlü iki dünya körleri hey!” diye söylenirken biri: “Ne oluyor Hoca?” diye soru sorar. Hoca: “Ne olacak, kör döğüşü nedir bilmiyorsan öğren” der.

Cülün Oğlum Cülün

Cülün Oğlum Cülün

Genel fıkralarıNaim Hoca bir gün vaaz ederken; cemaatte sürekli olarak söyledikleri hakkında gülüşmeler olunca dayanamaz:

-“Cülün oğlum cülün! Berber Naim’den Hoca sizden de cemaat olursa daha çok gülersiz.”

Bulmaca Merakı

Bulmaca Merakı

Doktor fıkralarıDoktor şaşırmıştı :
-Doğrusu gözlerinizdeki bozukluğu bir türlü anlayamadım. Tam 25 yıllık göz hekimi olduğum halde, böyle bir olayla ilk kez karşılaşıyorum. Gözlerinizin biri soldan sağa bakıyor, öteki yukarıdan aşağı…
-Şey, doktor…Ben biraz bulmaca meraklısıyımdır da…

Ne Tilkisi

Ne Tilkisi

Erzurum fıkralarıTebrizkapı civarında bir camide müezzinlik yapan Emin Hafiz, darlandıkça uydurduğu firkete ile yardım kasasından kağıt paraları aşırmaktadır.
İmam Efendi, kasadan sürekli bozuk para çıkmasına bir anlam veremez ve işi kolaçan ettiğinde durumu anlar. Münasip bir lisanla bunu Emin Hafiz’e söyler:
– Hafiz, diyirem ecep bu kasaynan bir tilki mi oynir?
Tilkiliği kendine yediremeyen Emin Hafiz, elini yumruk yapıp göğsüne vura vura:
– Ne tilkisi Hocam, bu aslan bu aslan!